| İNSANCA YAŞAM PROJESİ KADIKÖY
BÖLGESİ ARAŞTIRMA SONUÇLARI
1. Ankete katılan engellilerin 2/3’ünü
erkekler oluşturmaktadır. Bu durumda engelli kız çocukları
engelliliklerinin yanında 2. bir ayrımcılığa maruz kalmaktadırlar.
Engelli kız çocuklarının tespiti için ev bazlı çalışmalar
yapılması gerekmektedir.
2. Ankete katılan engellilerin %70’i
18 yaşın üzerindedir.Bu da en sorunlu grubun erişkin engelliler
olduğunu göstermektedir. 18 yaşına kadar çeşitli kurumlarda
özel eğitim ve rehabilitasyon alan engelliler, mesleki eğitim
ve uygulama okullarının yetersizliği ve azlığı, korumalı iş
atölyelerinin yokluğu ve uygunsuz kentsel yapılanma nedeniyle
evlerine kapanmakta ve öğrenmiş oldukları becerilerini de
kaybetmektedir. Erişkin engellilerin aileleri yaşlanmaya başladığından
çocukları için daha çok kaygı duymaya başlamakta ve çocuklarının
geleceği için kamu kurumlarına müracaat etmektedirler. Erişkin
engellilerin sosyal katılımlarının sağlanması için, onlara
uygun iş ve istihdam olanaklarının geliştirilmesi ve aileleri
yaşlanan engellilerin bakımının sağlandığı merkezlerin inşa
edilmesi gerekmektedir. Engellilerin çalıştığı işyerlerinde
çalışma kapasitelerinden ötürü maliyet yüksektir. Bu nedenle
üretilen ürünlerin pazarlanmasında sorunlar yaşanmaktadır.
Dolayısıyla mevcut istihdam çalışmalarının yanı sıra korumalı
iş atölyeleri inşa edilmelidir ve bu işyerlerine devlet desteği
şarttır.
3. Ankete katılan engellilerin çoğunluğunu
bedensel ve zihinsel engelliler oluşturmaktadır. Görme engellilerin
katılım azlığı etkin sivil toplum kuruluşları ile açıklanabilir.
Ancak işitme engellilerin katılım azlığı dikkat çekicidir.
İşitme engellilere ulaşmak ve sorunlarını tespit etmek için
ek çalışmalara ihtiyaç vardır.
4. Ankete katılan engellilerin %60.8’inin
hiçbir gelirinin olmadığı ve %25.2’sinin özürlü maaşı aldığı
göz önünde bulundurulursa engellilerin büyük çoğunluğunun
engelliliklerinin yanı sıra iş ve parasal sorunlarla karşı
karşıya oldukları görülmektedir. Bir kez daha korumalı iş
atölyelerinin gerekliliği ortaya çıkmaktadır.
5. Engellilerin okuma yazma oranı genel
popülasyondan oldukça düşüktür.
• Engellilerin okullara ulaşım sorunları
• Okulların fiziki şartlarının yetersizliği
• Engelsiz öğrencilerin ve ailelerinin engelli çocuklara ve
ailelerine uyguladıkları ayırımcılık
• Öğretmenlerin bilgi eksiklikleri
• Engelli ailelerinin çocuklarını gizlemeleri…
Gibi nedenler engellilerin okullara devam etmelerini güçleştirmektedir.
Bu bağlamda okulların engellilerin de eğitim alabileceği şekilde
yeniden organizasyonu ve fırsat eşitliğinin sağlanması gerekmektedir.
Ayrıca öğretmenlerin ve velilerin bilinçlenmeleri için eğitim
projeleri gerçekleştirilmelidir.
6. Ankete katılan engellilerin sadece
%15.6’sı bir mesleki eğitim kursuna katılmıştır. Bu da engellilerin
istihdam çalışmalarında var olan sorunları arttırıcı bir etmendir.
Engellilere kendi kapasiteleri doğrultusunda bir meslek öğretmek
ve ona uygun iş imkanları sağlamak toplumsal görevimizdir.
Aksi takdirde engelliler kendilerini toplumda yararsız ve
değersiz hissedeceklerdir. Bu mesleki kursların düzenlenmesinde
kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve üniversiteler
işbirliğinde hareket etmelidir.
7. Karma eğitim sisteminin yeterli olmadığı
bazı durumlarda engelliler özel eğitime ihtiyaç duymaktadır.
Türkiye Engelli Hakları Bildirgesine imza atmış bir ülkedir
ve bu bağlamda engellilerin özel eğitimden faydalanmalarını
sağlamayı taahhüt etmiştir. Ülkemizde özel eğitim devlet okullarındaki
özel alt sınıflarda ve özel eğitim merkezlerinde verilmektedir.
Devlet okullarındaki özel alt sınıf sayısı yetersizdir. Özel
kurumlardan da sadece SSK ve Emekli Sandığına bağlı ailelerin
çocukları yararlanabilmektedir. Sosyal güvencesi olmayanlar
ve BağKur’lular bu imkanlardan faydalanamamaktadır. Bu anayasanın
eşitlik prensibine aykırı bir durumdur. Her çocuğun eğitilmeye
hakkı vardır. Ayrıca SSK ve Emekli Sandığı da engelliler için
sadece ayda 8 saat özel eğitim masraflarını karşılamaktadır.
Bu ise çok yetersizdir. Ankete katılan engellilere baktığımızda
eğitime en çok ihtiyacı olan zihinsel engelliler ve cerebral
palsililerde bile özel eğitimden faydalanma oranları %26.43
ve %17.64’tür. Bu da çok düşük bir orandır.Bu oranın düşüklüğünde
devlet ve özel kurumlarının yetersizliğinin yanı sıra ailelerin
bilgi eksiklikleri ve ekonomik yetersizliklerinin de rolü
vardır. Engellilerin özel eğitim imkanlarından faydalanabilmeleri
için özel eğitim uygulayan okul sayısının arttırılmasının
yanı sıra ailelerin de bu konuda bilinçlendirilmesi ve sosyal
güvencesi olmayan çocuklara devlet desteği şarttır.
8. Engellilere verilecek hizmetler planlanırken
onların belirttikleri acil ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar
yapılması gerekmektedir. Ankete katılan engellilere acil ihtiyaçları
yönlendirmesiz sorulduğunda en çok maddi yardım ve iş ihtiyaçları
olduğu ortaya çıkmaktadır. İstihdam çalışmaları yapılırken
onların acil maddi yardım talepleri yerine getirilmelidir.
Bu konuda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve gönüllü
yardım kuruluşları devreye sokulmalıdır. Eğitim ihtiyaçlarına
yukarıda değinilmişti. Sağlık muayene ve tedavi ihtiyaçları
için öncelikle hastanelere ulaşım sorunları çözülmeli ve hastanelerde
engelliler için özel birimler açılmalıdır. Nitekim engelliler
hastanelerdeki kuyruklarda uzun süre bekleyememekte ve ciddi
sıkıntılar yaşamaktadır. Son olarak engellilerin cihaz ve
protez ihtiyaçlarının temini için kamu kurumları, sivil toplum
kuruluşları ve gönüllü yardım kuruluşları işbirliği yapmalıdır.
|