| KLİNİK ÖZELLİKLERİ
OSD’si olan çocukların ebeveynlerinin yaklaşık
yarısı çocuklarının sıra dışı davranışlarını 18 aylıktan itibaren,
yaklaşık beşte dördü de yaklaşık 24 aylıktan itibaren farkederler.
Tedaviyi geciktirmek uzun süreli sonuçlarda etkili olacağından,
aşağıdaki belirtilerden herhangi birini gösteren çocukların
bir uzman tarafından zaman geçirmeden değerlendirilmesi gerekir:
• 12 aylığa gelindiğinde çocuğun hiç gevelemeye
başlamaması.
• 12 aylığa gelindiğinde el işaretlerinin yokluğu (parmakla
gösterme, el sallama, vb.)
• 16 aylığa gelindiğinde tek bir kelime bile edilmemesi.
• 24 aylığa gelindiğinde hiç kendiliğinden iki kelimelik konuşma
olmaması ( ekolali dışında.)
• Herhangi bir yaşta dil yada sosyal becerilerden herhangi
birinin kaybı .
0-2 yaşı kapsayan bebeklik dönemi ve daha sonra
otizmin en belirginleştiği 2-5 yaş dönemine ait otizmin klinik
özellikleri ayrı ayrı aşağıda ele alınmıştır. Ancak anlatılacak
olan klinik özelliklerin, otizmin yaygın özellikleri olduğu,
her çocuğun kendine özgü özellikleri olabileceği unutulmamalıdır.
(Türkbay, Söhmen)
BEBEKLİK DÖNEMİ
Otistik özellikler gösteren bebeklerin iki
tip davranış biçimi gösterdiği gözlenmiştir. Bunlardan birincisi;
sürekli ağlayan, huysuz olarak adlandırılan bebeklerdir. İkincisi
ise, sakin, uslu bütün gününü yatakta geçiren bebeklerdir.
Acıktıklarında bile ağlamamaları nedeniyle bakımlarının kolay
olmasına rağmen, anneden hiçbir ilgi beklememeleri, çevrelerine
karşı ilgisizlikleri anne babaları endişelendiren özellikleridir.
1. Fiziksel özellikler: Bu dönemlerde
otistik çocukların fiziksel gelişimleri yaşıtlarından farklı
değildir. Yaygın uyku ve beslenme problemlerine rağmen hemen
hepsi sağlıklı bebeklerdir. Fiziksel olarak bir çok beceriyi
olağan yaşlarında kazanmaya hazırdırlar; ancak bazı otistik
bebeklerin çevrelerine karşı ilgisizlikleri nedeniyle daha
geç yaşlarda oturdukları ve yürüdükleri gözlenmektedir.
2. Sosyal duygusal özellikleri: Normal
bir bebek yaşamın ilk 3 ayında, annesine bakar; annesi onunla
konuşurken gülümser, agular. Daha ileri aylarda ise her fırsatta
kucağa alınmak için kollarını kaldırır, hazırlanır. Tanıdığı
kişileri görünce heyecanlanır. İnsanlarla ilişki kurmaktan
hoşlanır. Yalnız bırakılınca ağlar, sinirlenir. Oysa otistik
bebeklerde bunların tam aksine, kucağa alınmaya karşı isteksizlik
gösterme, kucağa alınınca huzursuzluk gösterme veya uygun
beden duruşu göstermeme en belirgin özelliklerdir. Otistik
bebekler, genellikle çevreleri ile ilişki kurmaz. İnsanların
konuşmalarına tepki vermezler. İnsanlar ile göz kontağı kurmaz,
çok uzun süre boş bakışlarla oturabilirler.
3. Zihinsel Özellikler: Otistik bebek,
etrafındaki insanlara olduğu gibi cisimlere karşı da ilgisizdir;
uzanıp onları almak yada yakalamak istemez. Çevresindeki seslere,
cisimlere, hayvanlara ilgi göstermez. Otistik bebeklerdeki
bu ilgisizlik ve meraksızlık karşısında, anne babalar, zaman
zaman çocukta zihinsel bir problem olduğunu düşünürler.
4. Konuşma özellikleri: Normal bebekler
genellikle 1 yaş civarında ilk kelimelerini söylerler. Yaşamın
birinci yılında sesler çıkarır, çıkardıkları sesleri farklılaştırır,
bu şekilde duygularını, isteklerini ifade ederler. Normal
bebeklerde görülen badıldamaların (Ba-ba, ba sesleri, ….)
otistik bebeklerde görülmediği belirlenmiştir. Otistik bireylerin
konuşma öncesi çıkardığı sesler anne için hiçbir uyarıcı karakter
taşımaz. Ayrıca diğer kişilerin kendileriyle konuşmasına ya
da seslenmesine karşı tepkisiz kaldıkları gözlenmiştir. Bazı
otistik çocuklar 0-2 yaş döneminde, tamamen sessiz kalabilir;
bazıları ise yaşıtları gibi birkaç kelime öğrenebilir.
Otistik çocuklarda beslenme problemleri yaygın
olarak gözlenir. Bunlardan çoğunun ilk aylarda emmesi zayıftır,
altıncı aydan sonra beslenme problemleri artar. Birçok bebek,
süt dışında tüm yiyecekleri veya katı gıdaları reddeder; bazıları
ise normalin üstünde ve hemen her şeyi yiyebilir. (Türkbay,
Söhmen)
2-5 YAŞ DÖNEMİ
Bebeklik döneminde anlatılan birçok özellikler
2-5 yaş döneminde devam etmektedir. Ancak bu özellikler çocukların
gelişimlerine bağlı olarak çeşitlenmiş, farklılıklar ortaya
çıkmıştır. 2-5 yaş dönemi, otistik özelliklerin en belirginleştiği,
tanı için oldukça önemli bir dönemdir.
1. Fiziksel özellikler: Fiziksel gelişimleri
oldukça normal, güzel ve çekici çocuklardır. Motor becerileri
genellikle iyidir. Kağıt kesme, boncukları kutuya tek tek
koyma veya ipe düzme gibi küçük kas becerilerinin oldukça
zayıf olduğu gözlenir. Ancak birçok otistik çocuk mekanik,
takmalı-sökmeli oyuncakları kolaylıkla takıp sökebilir.
2. Sosyal-Duygusal Özellikleri: Bebeklik
döneminde gözlenen çevreye ilgisizlik daha belirgin hale gelmiştir.
Çevresindeki kişilerin ve anne-babanın yüzüne bakmama, hemen
hemen her otistik çocuğun özelliğidir. İnsanların gözlerine
bakmamaları veya anlık denebilecek kadar kısa bakışlardan
sonra hemen gözlerini kaçırmaları dikkati çeker. Tamamen kendilerine
ait bir dünyada yaşıyor gibi görünen bu çocuklar, çevrelerinde
olup bitenlere karşı çok kayıtsızdırlar. Çağrıldıklarında
tepki vermez, konuşurken dinlemez gibi görünürler. Bebekliklerindeki
gibi fiziksel temastan kaçınırlar.
3. Zihinsel Özellikleri: Otizmin ilk
tanımlandığı yıllarda, otistik özellikteki çocukların çok
zeki olduklarına, ancak bu zekanın, problem davranışlarla
maskelendiğine inanılıyordu. Otistik çocukların zihinsel gelişmeleri
üzerinde yapılan ayrıntılı çalışmalar, en az iki grup otistik
çocuk olduğu düşündürmektedir. Birinci grubu normal ya da
zihinsel becerileri olanlar, diğer grubu ise zihinsel yönden
yetersiz olanlar oluşturmaktadır. Otistik çocukların yaklaşık
%40'ı 40-55, %30'u 50-70 ve %30'u 70 ve daha fazla IQ skoruna
sahiptir. Otistik çocukların yaklaşık 1/5'inin zekası normaldir.
4. Duyusal Uyarılara Tepkileri:
a. İşitsel Uyarılara (seslere) Tepkileri:
Bu dönemde seslere karşı çok değişik tepkiler görülmektedir.
Çocukların seslere hiç bir tepki vermemesi bir çok anne-babayı,
işitme problemi endişesi ile doktorlara gitmeye yöneltmektedir.
Yapılan testler çocukların işitmelerinde organik olarak bir
sorunun olmadığını göstermektedir. Gerçekten de bazen seslere
hiç tepki vermedikleri, bazen en ufak seslere aşırı tepki
gösterdikleri bazı seslere de çok duyarlı oldukları gözlenmektedir.
b. Görsel Uyarılara Tepkileri: Bu dönemde
görsel uyarıcılara karşı normal dışı tepkiler yaygın olarak
görülebilir. İnsan yüzlerine ve çevrelerindeki birçok nesneye
bakmamalarına karşın, hareket eden, dönen ya da parlak olan
bazı cisimlere çok uzun süre bakabilirler.
c. Acı, Sıcak, Soğuğa Karşı Tepkiler:
Bu tepkiler, bazı çocuklarda acıyı, sıcağı ve soğuğu fark
etmeme şeklinde ortaya çıkarken bazılarında ise soğuk suyla
ellerini yıkarken ağlama, eline bir toplu iğne battığı zaman
çığlıklar atma şeklinde görülebilir.
d. Dokunulmaya Karşı Tepkileri: Herhangi
bir kimse tarafından dokunulmak, kucağa alınmak istendiği
zaman, o kimseyi itmek, ondan kaçmak yaygın olarak gözlenen
tepkilerdir.
Bu dönemde de beslenme ve uyku problemleri
yoğun bir şekilde gözlenmektedir. Beslenme ile ilgili olarak,
katı yiyecekleri reddettikleri, bazılarını sürekli püre edilmiş
yiyecekler yedikleri, bu yüzden de çiğneme kaslarını kontrol
etmekte güçlük çektikleri görülür. Aileler, çocuklarının garip
yemek yeme alışkanlıkları olduğunu, yiyecek seçimi yaptıklarını
sıklıkla anlatırlar. Belli bir süre hep aynı yiyeceği isteme,
diğer yiyecekleri reddetme, sık sık tercih edilen yiyeceğin
değişmesi de gözlenen özelliklerdendir.
5. Konuşma Özellikleri: Otistik çocukların
konuşma özellikleri, dil gelişimleri, yaşıtları olan normal
çocuklardan farklı tablo çizmektedir. Konuşmaya başlama çok
farklı yaşlarda gerçekleşir; ancak genellikle ilk kelimeleri
5 yaş civarında söylerler. Bazı otistik çocukların konuşmaya
normal yaşıtlarıyla aynı zamanda başladıkları, ancak daha
sonraları, bildikleri kelimeleri kullanmadıkları gözlenmiştir.
Beş yaş sonrasında, otistik çocuk yeni kelimeler
öğrenir, isteklerini kelimelerle ifade etmeye başlarlar, hatta
bir iki kelimelik cümleler kurabilir. Bununla birlikte, konuşmayı
bir iletişim aracı olarak kullanmadıkları gözlenmektedir.
(Türkbay, Söhmen)
|