|
SERİAL EYLEM PLANI
Fehmi Kaya (PhD)
Özel Eğitim Uzmanı
AREM Avrupa Rehabilitasyon Merkezi
Otistik bireylerin yaşamı
bir sistematik içinde dizayn edilmelidir. Birey olma, diğerleri
gibi olma istemi, yada sosyalleşme, bizden birisi gibi olma
ve bizim gibi davranması isteniyorsa; o takdirde, belli kurallar
koymamız, kırmızı çizgiler oturtmamız, güdümlü sosyalleşme
aktivitelerine katılmasını sağlamamız gerekmektedir.
Çocuğun bir aidiyet (bir yere ait olma) duygu ve alışkanlığını
oturtmamız ve bunu sistematik eylemlerle pekiştirmemiz gerekmektir.
Çocuk durağan halde kalırsa, başka bir ifade ile eylemsiz
ve hedefsiz kalırsa kaos başlar. Kaosun nerede ve nasıl ortaya
çıkacağını tahmin edemeyiz. Kaos ortaya çıkınca, biz kaosu
yani belirsizliği tanımlamaya ve bunu mantıksal bir çerçeveye
oturtmaya gayret ederiz. Dolayısıyla belirsizlik ortamlarında
verdiğimiz emek, harcadığımız çaba, boşa giden çabadır.
Eğitim belli bir mantıklılık ve somut sistematik çerçevede,
verici ve alıcının yer değiştirebildiği dinamik bir süreçtir.
Bir “Enter-aksiyonel” eylemdir, bir monolog değil bir diyalogdur.
Eğitim terbiye etmek değildir. İnsan eğitilir, hayvanlar terbiye
edilir. Hayvanlar genelde çerçeveye yapışıktır. Oysa insanlar
çerçeveye yapışık değildir. Hareket ederek, görerek, hissederek,
okuyarak öğrenirler. İnsanları pasif konumda tutarak eğitemeyiz.
Her eğitim
basamağının bir başlangıç noktası ve ulaşmak istediği bir
hedef vardır. Yani eğitim bir sistem dahilinde yapıldığı oranda
eğitim olur. Yoksa uygulanamayan bir bilgi yığını olarak kalır
ve yük olmaya başlar.
Eğitim bir toplu üretimdir. Bireye “istendik” davranışlar
kazandırma sanatıdır. Eğitimin ilk basamağı ailedir. Aile
birincil sosyalleşme (Primer sosyalizasyon) stadyumudur. Kalıplar,
teknikler, normlar önce burada şekillenir ve oturur. Ardından
ev dışı sosyalizasyon başlar. Eğer evde kalıplar oturmadıysa,
dışarıda hiç oturtulamaz ve kaos baş gösterir. Bu bir fasit
çember gibi her an karşımıza, önümüze çıkar ve biz “havanda
su dövmüş” olmanın ötesinde bir şey yapamayız.
Kısaca evdeki uygulamaları evde, dışarıdaki uygulamaları da
dışarıda yapmak gerekiyor. Bunlar karıştırılınca “Norm Kontroverz”
başlar ve içeridekilerle dışarıdakiler (Norm of the Home-Norm
of the Street) yer değiştirir ve yine başladığımız noktaya
döneriz.
Başka bir ifadeyle; bu bağlamda yapılacak tüm eylemler aslında
bir dizi çekiminde oynanan sahneler olarak düşünülmelidir.
Amaç eylemi yapmaktır. İçerik ikinci planda olmalıdır. Yapılacak
eylemde sözel ifadeler ön planda olmak durumundadır. Her şey
konuşulmalıdır. Bir anlamda görme engelli birisine çevresini
ve çevresindeki olayları, objeleri, değişimleri nasıl tek
tek anlatma ve açıklama ihtiyacı duyuyorsak,
buradaki eylemde de her şey anında çocuğa sözel olarak anlatılmalıdır.
Örneğin; Hava güneşli, yağmur yağıyor, merdiven tırmanıyoruz,
son basamağa geldik, sağ ayağını at, şimdi kapının önüne geldik,
anahtarımı bulmam lazım, kapıyı açıyorum, otobüs durağındayım,
caddeden karşıya geçiyorum vb. Kısaca her şey, her adım ismiyle,
cismiyle, eylemiyle ifade edici dilde yerini almalıdır. Hiçbir
adım atlanmamalıdır. Burada unuttum mazereti işe yaramaz.
Yani kendinizi sadece çocuğa adadığınızı hem eylemde hem de
sözel ifadede belli etmeniz büyük yarar sağlar.
O nedenle çocuk için ne yapılacaksa çocuk ile birlikte yapılmalıdır.
çocuk atılacak her adımın, her eylemin, her uygulamanın baş
aktörü olmak durumundadır. Eylemi sürükleyecek kişi çocuk
olmalıdır. Ona yol gösterecek olanlar, yani anne- baba ya
da eğitimciler figüranlık yapmak zorundadırlar.
çocuk ile başlayacak Serial Eylemler, önceleri tanıdık çevre,
bildik ortamlar, aşina olduk simalarla olmak durumundadır.
Evde çocuğun haberi ve bilgisi olmadan hiçbir eylem, hareket,
karar, değişim, dönüşüm, yenileme yapılmamalıdır.
Yapılacak işin özü şudur:
Tanıdık-bildik çevrede organize edilmiş adımlarla sonuca gitmeyi
sabırla, inatla ve kararlılıkla sürdürmektir.
|