Otizm Spektrum Bozukluğu (OSB)
 
 Asperger Sendromu
 
 Rett Sendromu
 
 Mental Retardasyon
 
 Down Sendromu
 
 Dikkat Eksikliği Hiperaktivite  Bozukluğu (DEHAB)
 
 Özgül Öğrenme Güçlüğü (DİSLEKSİ)
 
 DENVER II Gelişim Tarama Testi
 
 WISC-R Çocuklar İçin Zeka Ölçeği
 
Özel Eğitim Sınıfı



SERİAL EYLEM PLANI

Fehmi Kaya (PhD)
Özel Eğitim Uzmanı
AREM Avrupa Rehabilitasyon Merkezi

Otistik bireylerin yaşamı bir sistematik içinde dizayn edilmelidir. Birey olma, diğerleri gibi olma istemi, yada sosyalleşme, bizden birisi gibi olma ve bizim gibi davranması isteniyorsa; o takdirde, belli kurallar koymamız, kırmızı çizgiler oturtmamız, güdümlü sosyalleşme aktivitelerine katılmasını sağlamamız gerekmektedir.
Çocuğun bir aidiyet (bir yere ait olma) duygu ve alışkanlığını oturtmamız ve bunu sistematik eylemlerle pekiştirmemiz gerekmektir. Çocuk durağan halde kalırsa, başka bir ifade ile eylemsiz ve hedefsiz kalırsa kaos başlar. Kaosun nerede ve nasıl ortaya çıkacağını tahmin edemeyiz. Kaos ortaya çıkınca, biz kaosu yani belirsizliği tanımlamaya ve bunu mantıksal bir çerçeveye oturtmaya gayret ederiz. Dolayısıyla belirsizlik ortamlarında verdiğimiz emek, harcadığımız çaba, boşa giden çabadır.
Eğitim belli bir mantıklılık ve somut sistematik çerçevede, verici ve alıcının yer değiştirebildiği dinamik bir süreçtir. Bir “Enter-aksiyonel” eylemdir, bir monolog değil bir diyalogdur.
Eğitim terbiye etmek değildir. İnsan eğitilir, hayvanlar terbiye edilir. Hayvanlar genelde çerçeveye yapışıktır. Oysa insanlar çerçeveye yapışık değildir. Hareket ederek, görerek, hissederek, okuyarak öğrenirler. İnsanları pasif konumda tutarak eğitemeyiz. Her eğitim
basamağının bir başlangıç noktası ve ulaşmak istediği bir hedef vardır. Yani eğitim bir sistem dahilinde yapıldığı oranda eğitim olur. Yoksa uygulanamayan bir bilgi yığını olarak kalır ve yük olmaya başlar.
Eğitim bir toplu üretimdir. Bireye “istendik” davranışlar kazandırma sanatıdır. Eğitimin ilk basamağı ailedir. Aile birincil sosyalleşme (Primer sosyalizasyon) stadyumudur. Kalıplar, teknikler, normlar önce burada şekillenir ve oturur. Ardından ev dışı sosyalizasyon başlar. Eğer evde kalıplar oturmadıysa, dışarıda hiç oturtulamaz ve kaos baş gösterir. Bu bir fasit çember gibi her an karşımıza, önümüze çıkar ve biz “havanda su dövmüş” olmanın ötesinde bir şey yapamayız.
Kısaca evdeki uygulamaları evde, dışarıdaki uygulamaları da dışarıda yapmak gerekiyor. Bunlar karıştırılınca “Norm Kontroverz” başlar ve içeridekilerle dışarıdakiler (Norm of the Home-Norm of the Street) yer değiştirir ve yine başladığımız noktaya döneriz.
Başka bir ifadeyle; bu bağlamda yapılacak tüm eylemler aslında bir dizi çekiminde oynanan sahneler olarak düşünülmelidir. Amaç eylemi yapmaktır. İçerik ikinci planda olmalıdır. Yapılacak eylemde sözel ifadeler ön planda olmak durumundadır. Her şey konuşulmalıdır. Bir anlamda görme engelli birisine çevresini ve çevresindeki olayları, objeleri, değişimleri nasıl tek tek anlatma ve açıklama ihtiyacı duyuyorsak,
buradaki eylemde de her şey anında çocuğa sözel olarak anlatılmalıdır. Örneğin; Hava güneşli, yağmur yağıyor, merdiven tırmanıyoruz, son basamağa geldik, sağ ayağını at, şimdi kapının önüne geldik, anahtarımı bulmam lazım, kapıyı açıyorum, otobüs durağındayım, caddeden karşıya geçiyorum vb. Kısaca her şey, her adım ismiyle, cismiyle, eylemiyle ifade edici dilde yerini almalıdır. Hiçbir adım atlanmamalıdır. Burada unuttum mazereti işe yaramaz. Yani kendinizi sadece çocuğa adadığınızı hem eylemde hem de sözel ifadede belli etmeniz büyük yarar sağlar.
O nedenle çocuk için ne yapılacaksa çocuk ile birlikte yapılmalıdır. çocuk atılacak her adımın, her eylemin, her uygulamanın baş aktörü olmak durumundadır. Eylemi sürükleyecek kişi çocuk olmalıdır. Ona yol gösterecek olanlar, yani anne- baba ya da eğitimciler figüranlık yapmak zorundadırlar.
çocuk ile başlayacak Serial Eylemler, önceleri tanıdık çevre, bildik ortamlar, aşina olduk simalarla olmak durumundadır. Evde çocuğun haberi ve bilgisi olmadan hiçbir eylem, hareket, karar, değişim, dönüşüm, yenileme yapılmamalıdır.


Yapılacak işin özü şudur:
Tanıdık-bildik çevrede organize edilmiş adımlarla sonuca gitmeyi sabırla, inatla ve kararlılıkla sürdürmektir.