|
Otizme Biomedikal Yaklaşım
Dr. Hasan Güventürk (PhD)
Otizm genetik kökenli nörogelişimsel bir bozukluktur. Otistik
bozukluk, yaygın gelişimsel bozukluklar (YGB) kategorisinde
sınıflandırılmaktadır. Bu grupta Rett sendromu, Asperger sendromu,
Çocukluk Çağı Dezintegratif Bozukluğu ve başka türlü adlandırılamayan
YGB grubu (PDD-NOS) bulunmaktadır. ABD’de otizmin görülme
sıklığı % 0.1-0.2, yaygın gelişimsel bozuklukların ise % 0.6’dır.
Otizm yaygın gelişimsel bozukluklarının prototipi olarak görülebilir
ve 3 temel belirti ile karakterizedir. Bunlar; karşılıklı
sosyal iletişim, konuşma, dil gelişimi ve davranış problemleridir
(stereotip, basmakalıp sınırlı davranışlar).
Otizm’in etiyolojisine ve fizyopatolojisine yönelik araştırmalar
halen devam etmektedir. Bu yazıda bu güne kadar yapılan biyokimyasal
ve immünolojik çalışmalardan bahsedilecektir.
Otizm her çocukta farklı patoloji göstermektedir. Bazı çocuklar
nöbet geçirmeye eğilimlidir, bazıları değildir. Bazı çocuklarda
saldırgan davranışlar görülürken, bazıları daha ılımlıdır.
Bunun yanı sıra otizmli çocuklar ile dikkat eksikliği hiperaktivite
bozukluğu (DEHB) olan çocuklar arasında bazı ortak özellikler
vardır. Bir çalışmada, DEHB olan çocukların yüzde 66’sının
hipotiroidik olduğu bulunmuştur. Bu çocuklarda hipotiroidinin
tedavisi son derece etkili olmuştur (Langford, 1999, 4). Tiroid
hormon bozuklukları psikiyatrik belirti ve sendromlara neden
olabilir. Görsel ve işitsel halüsinasyonlar hipotiroidiye
bağlı gelişebilir ve bunlar şizofreni veya psikoz gibi yanlış
tanılar alabilir. Diğer davranışsal belirtiler hafif anksiyeteden
şiddetli paranoya ve agresyona kadar değişebilir.
. Otistik çocuklarda tedavi edilebilen sindirim sistemi problemleri
sıklıkla görülmektedir. Bu problemlerden biri olan bağırsak
bozukluklarının düzeltilmesi yapılacak önemli işlemlerin başında
gelmektedir. Bazı otistik çocuklar sekretin hormonu infüzyonu
gibi medikal bazı prosedürlerden şaşırtıcı derecede fayda
görmektedirler. Sekretinin bu yararı, ince bağırsakların herhangi
bir nedene bağlı hasarına ve midenin düzenli sindirim yapabilmesi
için gerekli olan hidroklorik asiti (HCl) salgılatmasına bağlı
olabilir. HCl üretimi için vücutta yeterli miktarda çinko
bulunması gereklidir. Otizm tanısı almış çocuklarda da sıklıkla
çinko eksikliği görülmektedir. Fare deneylerinde hipotiroidik
farelerde sekretin hormon düzeyinin azalmış olduğu bulunmuştur
(Robberecht ve dğ. 1981). Bu durumda sekretin’in öncelikle
tiroit bezini desteklediği düşünülebilir. Ancak son yıllarda
sekretin’in otizm’in tedavisinde yararının olmadığını gösteren
bir çok çalışma da mevcuttur.
Ayrıca, otistik çocukların bir çoğunda yağ asidi metabolizma
bozukluğu görülmektedir. Bu durum amino asit kullanımını etkilemekte
ve sıklıkla elektrolit dağılım bozuklukları görülmektedir.
Bu iki etmen de hipotiroidinin belirtisi olabilir. Biz hücresel
sirkülasyonu yediğimiz yağ asitlerini düzenleyerek etkileyebileceğimizi
biliyoruz. Hücre membranları yediğimiz yağlardan etkilenmektedir
ve bu membranların akışkanlıkları yediğimiz yağlarla belirlenmektedir.
Yediğimiz yağ asitlerini düzenlemek, hücresel sirkülasyonu
etkilemenin temel yollarından biridir.
Otistik çocuklarda katı yiyecekleri yutma güçlüğü, yemeklerde
aşırı seçicilik gibi nedenlerden dolayı beslenme bozuklukları
görülmektedir. Araştırmacılar bu çocuklarda aşağıdaki nutrisyonel
bulgulara rastlamıştır:
Otistik çocukların;
• %90’ında çinko (Zn) eksikliği görülmüştür, bu da hipotiroidiye
eğilim oluşturmaktadır.
• %85’inde bakır (Cu) fazlalığı,
• Kalsiyum (Ca) ve Magnezyum (Mg) eksikliği,
• Hemen hemen %100’ünde Omega–3 yağ asidi dengesizliği,
• Hemen hemen %100’ünde fiber eksikliği,
• Hemen hemen %100’ünde antioksidan eksikliği görülmektedir
(Walsh, 1997).
Walsh’ın yaptığı bir çalışmadaki kan ve idrar analizleri,
otizm spektrum bozukluğu tanısı almış 503 hastanın % 85’inde
Bakır/Çinko (Cu/Zn) oranında yükselme bulunmuştur ve. Walsh
bakır ve çinkonun vücutta bir çok rolü olduğundan bu yüksekliğin
çok geniş boyutta etkileri olabileceğini bildirmektedir. Aynı
çalışmada hastaların 499’unda (% 99) metallothionein (MT)
fonksiyon bozukluğu olduğu görülmüştür. MT defekti toksik
ağır metallere hassasiyet (ağır metalleri vücuttan atamama),
Zn düşüklüğü, bakır fazlalığı, mide asidinin azlığı gibi otizmin
bir çok belirtisini açıklayabilmektedir. Bu da otizmin, genetik
MT defektine veya MT yapımını engelleyen biyokimyasal bir
anormalliğe bağlı bir hastalık olabileceğini düşündürmektedir.
Potansiyel MT fonksiyon bozulması, şiddetli çinko eksikliği,
bozulmuş glutatyon (GSH) sentezi, aşırı dozda toksik metal
oluşumu, pirol bozukluğu ve sülfür amino asit anormalliği
mekanizmaları ile oluşabilir. (Walsh, 1997).
Bir çalışmada 3000 otistik bireyin demir düzeyi araştırılmış
ve otistik kişilerin, kontrol grubuna göre (otistik olmayan
sağlıklı bireyler) daha yüksek demir düzeyine sahip oldukları
bulunmuştur. Bulgular otistik hastaların bir bölümünün anormal
demir ve seruloplazmin metabolizmasına sahip olduklarını göstermiştir.
Ayrıca bu hastalar anormal bir şekilde kurşun (Pb), kadmiyum
(Cd), civa (Hg) ve diğer toksik ağır metallere duyarlıdır
ve onları atmak yerine biriktirme eğilimindedirler. Bu durum
muhtemelen karaciğer detoksifikasyon sistemindeki anormalliğe
bağlıdır. Otistik çocukların hemen hemen % 100’ünde karaciğer
detoksifikasyon sisteminde anormallik vardır.(Edelson, Cantor,
1998)
Otistik çocuklar ses, ışık, dokunma ve renklere karşı aşırı
duyarlıdırlar. Tipik olarak parlak berrak sarı renk onları
anormal davranışlara iter. Bu hassasiyet vitamin B6, çinko
ve magnezyum eksikliğine bağlı olarak gelişebilir. Magnezyum
eksikliği sinir uyarıları üzerinde önemli etkilere sahiptir.
Magnezyum eksikliğinin en karakteristik belirtileri sinir
ve kaslardaki aşırı uyarılmalardır. Magnezyum eksikliğinde
kas spazmları, kramplar, aşırı duyarlılık reaksiyonları, hızlı
solunum ve astım gibi belirtiler ortaya çıkar. Yüksek dozda
pyridoksin (B6 vitamini) ve magnezyum muhtemelen dopamin metabolizmasını
etkilediğinden otistik hastaların % 40’ında yararlı bulunmuştur
(Galland, 1992). Omega – 3 yağ asitleri esansiyel (vücutta
yapılamaya) yağ asidi olduğundan diyetle alınması gereklidir.
Omega – 3 yağ asitleri beyin gelişimi ve fonksiyonları için
son derece önemlidir ve yokluğunun bazı psikiyatrik ve nörogelişimsel
bozuklukların oluşumuna katkıda bulunduğuna dair elimizde
bir çok kanıt bulunmaktadır (Richardson, 2006). Richardson
DEHAB ve çocukluk çağı nörogelişimsel bozukluklarda omega-3
yağ asitlerinin muhtemel rolünü araştırmaya yönelik yaptığı
bir çalışmada balık yağının diyetle destekleyici olarak verilmesinin
bir grup çocukta, bazı bulgularda düzelme görüldüğünü bildirmiştir
(Richardson, 2006).
Bunların dışında otistiklerde mineraller, yağ asitleri ve
amino asitler eksiktir ve/veya dağılım bozukluğu vardır (çoğunda
beslenme bozukluğu mevcuttur). Kırmızı ve beyaz kan hücreleri
düzensizdir. Bağışıklık sistemleri yeterli derecede işlevsel
değildir. % 80’inde mitokondrial bozukluklar mevcuttur. Bu
hastaların % 90’ında normal TSH (tiroidi stimule edici hormon)
düzeyine karşın farklı düzeylerde hipotiroidi mevcuttur (Langford,
1999, 6). % 83’ü disfonksiyonel faz I ve faz II karaciğer
enzim aktivitesine (toksik maddeleri zararsız hale getiren
sistemler) sahiptir (Edelson, Cantor, 1998) ve otistiklerin
% 85’inde çoklu besin maddelerinin eksikliğine yol açan malabsorbsiyon
mevcuttur (Walsh, 2000). En sık görülen eksiklikler yağ asitleri,
çinko, selenyum, magnezyum, ve kalsiyum mineralleri ile A,
B6, C, D ve E vitaminleridir. Bu durum bağışıklık sistemi
fonksiyonlarını bozar ve antioksidan koruma sisteminde yetersizliğe
neden olur. Bunun sonucunda oluşan yüksek oksidatif stres
vücuttaki ve beyindeki hücrelerde yaralanmalara neden olur.
İlginçtir ki ürik asit plazmada antioksidan rol oynar ve santral
sinir sisteminin inflamasyonunu önler. Bu çocukların çoğunluğunun
üre/ürik asit düzeyleri düşüktür ve bu düşüklük muhtemelen
yüksek oksidatif stresi yansıtmaktadır. Stres vücudun magnezyum
kullanmasına neden olur. Magnezyum eksikliği ise depresyon,
anksiyete, ışık, ses, sıcaklık ve dokunmaya karşı hassasiyete
ve kalp problemlerine neden olur.
Otistik çocuklarda pek çok metabolik bozukluk bildirilmiştir,
ancak bunlar bağışıklık sistemdeki problemlerin sonucunda
gelişmektedir. Civa gibi ağır metaller genetik olarak yatkın
olan kişilerde bağışıklık sisteminin uyarılmasına ve otoantikor
(vücudun kendi hücrelerine karşı antikor oluşturması) oluşumuna
neden olurlar. Çalışmalar civanın nötrofillerin aktivitelerini
bozarak vücudun Candida Albicans’ı öldürme yeteneğini ortadan
kaldırdığını göstermiştir. İmmün veriler, otizm spektrum bozukluğu
olan çocukların çoğunluğunda Epstein-Bar virüsü, sitomegalovirüs,
Human Herpes Virüs 6 (EBV, CMV, HHV-6) gibi değişik patojenlere
karşı atipik yükselmeler olduğunu göstermiştir. Ayrıca bu
çocukların yaklaşık yüzde 30’unda anti-kızamık antikorları
yüksek bulunmuştur. Bu durum kronik kızamık infeksiyonunun
göstergesidir (Kawashima, Kashiwagi, Tekekuma, Hoshika, Wakefield,
2000). HHV-6 beyinde kommensal bir şekilde bulunabilir. Konvülziyon,
ensefalit gibi değişik nörolojik bozukluklar immün yetmezliği
olan hastalarda HHV-6 infeksiyonuna bağlı olarak gelişebilir
(Langford, 1999).
İrlandalı moleküler biyolog ve araştırmacı John O’Lery, otistik
çocukların bağırsaklarında % 96 oranında kızamık virüs antikorları
bulunduğunu göstermiştir (Langford, 1999, 6). Bu oran sağlıklı
çocuklarda % 6.6’dır ve doğal enfeksiyon sonucu değil, kızamık
aşısı sonucu oluşmaktadır. O’Leary, Crohn hastalığı olan çocukların
% 75’inde de kızamık virüsü bulunduğunu bildirmiştir (Wakefield,
O'Leary ve diğerleri, 2002).Otizmli hastaların % 75’inde candida,
yüzde 40’ında ise clostridia bakteri metabolitleri yükselmiştir
(Show, 1997).
Otistik çocukların % 40’ında, hücresel bağışıklık sistemindeki
Naturel Killer (doğal öldürücü) hücrelerde eksiklik bulunmuştur.
Otizm spektrum bozukluğu (OSB) olan hastalarda beyin hücrelerine
karşı gelişen Anti-Beyin Ig-G antikorları % 27 oranında bulunurken,
sağlıklı bireylerde bu oran % 2’dir. Yine OSB olan hastalarda
miyeline karşı oluşan Ig-M antikorları % 36 oranında görülürken,
sağlıklı bireylerde bu oran % 0’dır. Bu antikorların mevcudiyeti,
söz konusu bozukluktan mustarip çocukların dil ve sosyal gelişim
anormalliklerinin başlamasında otoimmünitenin muhtemel bir
rolü olabileceğini göstermektedir (Connolly ve diğerleri,
1999).
Tüm bu bulgulara bakıldığında otizm çocukların yalnızca nörogelişimlerini
değil aynı zamanda bağışıklık sistemi, metabolizma, sindirim
sistemi, nöroendokrin sistem gibi bir çok sistemi etkileyen
bir hastalık olduğu görülmektedir. Bu nedenle otizme tıbbi
yaklaşım çocuk nöroloji ve psikiatrisi’nin yanı sıra mikrobiyoloji,
immünoloji, endokrinoloji, metabolizma ve gastroenteroloji
bilim dallarını da kapsamalıdır. Görülme sıklığına bakıldığında
otizm aynı zamanda bir halk sağlığı sorunudur ve korunma ve
kontrol çalışmaları yapılmalıdır.
Kaynaklar:
1. Langford W.S, ‘A Comprehensive Guide
to Mastering Autism’, 1999, 3-17
2. Coleman M, ‘The Autistic Syndromes’, 1976, 197-205
3. ‘Malabsorption’, J. Autism/Childhood Schizo, 1971 1(1):48-62)
4. Kawashima H, Mori T, Kashiwagi Y, Takekuma K, Hoshika A,
Wakefield A., ‘Detection and sequencing of measles virus from
peripheral mononuclear cells from patients with inflammatory
bowel disease and autism’, Dig Dis Science, 2000 Apr;45(4):723-9
5. Robberecht P, Pochet R, Chatelain P, Verloes A, Camus JC,
de Neef P, Christophe J., ‘Decreased secretin and glucagon responsiveness
of adenylate cyclase in cardiac membranes from hypothyroid rats’,
FEBS Letter, 1981 Sep 14;132(1):33-6.
6. Walsh WJ, Isaacson HR, Rehman F, Hall A, ‘Elevated blood
copper/zinc ratios in assaultive young males’, Physiol Behavior,
1997 Aug;62(2):327-9
7. Nir I, Meir D, Zilber N, Knobler H, Hadjez J, Lerner Y, ‘Brief
report: circadian melatonin, thyroid-stimulating hormone, prolactin,
and cortisol levels in serum of young adults with autism’, J
Autism Dev Disord., 1995 Dec;25(6):641-54.
8. Aira R, Hashimoto T, ‘Neuroendocrinilogic studies on autism’,
No To Hattatsu., 1989 Mar;21(2):154-62
9. Hashimoto T, Aihara R, Tayama M, Miyazaki M, Shirakawa Y,
Kuroda Y, ‘Reduced thyroid stimulating hormone response to thyrotropin
releasing hormone in autistic boys’, Dev Med Child Neurol.,
1991 Apr;33(4):313-9
10. Amminger GP, Berger GE, Schafer MR, Klier C, Friedrich MH,
Feucht M, ‘Omega-3 Fatty Acids Supplementation in Children with
Autism: A Double-blind Randomized, Placebo-controlled Pilot
Study’, Biol Psychiatry, 2006 Aug 22;
11. Richardson AJ, ‘Omega-3 fatty acids in ADHD and related
neurodevelopmental disorders’, Int Rev Psychiatry, 2006 Apr;18(2):155-72
12. Lightdale JR, Hayer C, Duer A, Lind-White C, Jenkins S,
Siegel B, Elliott GR, Heyman MB, ‘Effects of intravenous secretin
on language and behavior of children with autism and gastrointestinal
symptoms: a single-blinded, open-label pilot study’, Pediatrics,
2001 Nov;108(5):E90
13. Germano E, Gagliano A, Magazu A, Calarese T, Calabro ME,
Bonsignore M, Tortorella G, Calamoneri F, ‘Neurobiology of autism:
Study of a sample of autistic children’, Minerva Pediatr. ,
2006 Apr;58(2):109-20.
14. Görker I, Tüzün U, Autistik-like findings associated with
a urea cycle disorder in a 4 year old girl’ , J Psychiatry Neurosci.
2005 Mar;30(2):133-5
15. Strambi M, Longini M, Hayek J, Berni S, Macucci F, Scalacci
E, Vezzosi P, ‘Magnesium profile in autism’ , Biol Trace Elem
Res., 2006 Feb;109(2):97-104
16. Williams KW, Wray JJ, Wheeler DM, ‘Intravenous secretin
for autism spectrum disorder’ , Cochrane Database Syst Rev.
2005 Jul 20;(3):CD003495
17. Johnson S, ‘Micronutrient accumulation and depletion in
schizophrenia, epilepsy, autism and Parkinson’s dissease’ ,
Med Hypotheses. , 2001 May;56(5):641-5.
18. Panja A, Cohly HH, ‘Immunological findings in autism’ ,
Int Rev Neurobiol., 2005;71:317-41.
19. Singh VK, Lin SX, Yang VC, ‘Serological association of measles
virus and human herpesvirus-6 with brain autoantibodies in autism’
, Clin Immunol Immunopathol., 1998 Oct;89(1):105-8
20. Singh VK, Jensen RL, ‘Elevated levels of measles antibodies
in children with autism’ , Pediatr Neurol., 2003 Apr;28(4):292-4
21. Wakefield A, ‘A statement by Dr Andrew Wakefield’ , Lancet,
2004 Mar 6;363(9411):823-4
22. Connolly AM, Chez MG, Pestronk A, Arnold ST, Mehta S, Deuel
RK, ‘Serum autoantibadies to brain in Landau-Kleffner variant,
autism, and other neurologic disorders’ , J Pediatr., 1999 May;134(5):607-13.
23. Singh VK, Lin SX, Yang VC, ‘Serological association of measles
virus and human herpesvirus-6 with brain autoantibodies in autism’
, Clin Immunol Immunopathol., 1998 Oct;89(1):105-8.
24. Galland L, ‘Magnesium, stress and neuropsychiatric disorders’,
Magnes Trace Elem., 1991-1992;10(2-4):287-301.
25. Kotsanis G, ‘Higher in serum copper’, DAN Conf., Sept, 1996
26. Shaw W, ‘Microbial Overgrowth--fungal, bacterial and viral:,
Biological Basis of Autism and PDD, 1997.
27. Bolte ER, ‘Autism and Clostridium Tetani’, Med Hypoth, 1998;
51: 133-144
28. Edelson SB, Cantor DS, ‘Autism: xenobiotic influences’ ,
Toxicology and Industrial Health 14 (4): 553-563 1998) |