|
Müziğin ne olduğunu tarif etmek
esasında zordur. Kimi zaman otururken, yürürken ya da bir işle meşgulken
bir şeyler mırıldandığımızı(şarkı söylediğimizi) fark ederiz. Bu
şarkı çok sevdiğimiz bir şarkı olabilir ya da aslında kimin söylediğini
bile bilmediğimiz, hatta hiç beğenmediğimiz bir şarkı da olabilir.
Yine hiç farkına varmadan, bir yerlerde çalan bir şarkıya eşlik
etmeye başlarız. Hem de şarkı ile aynı tondan.
Aslında aslında herhangi bir müzik eğitimi de almamışsınızdır. Hatta
kendinizi müzik alanında yetersiz görüp, ‘’Benim müziğe hiç kabiliyetim
yok’’ dersiniz. Peki o zaman farkına varılmadan sandalyede otururken
parmaklarımızla masaya ya da ayaklarımızla yere vurarak ritm tutmamız
neyle açıklanabilir? Nedir bu farkına varmadan yaptığımız şeyler?
Umuyorum diğer yazılarımda bu konuları da tartışacağız.
Evet, müzik genelde, duygu ve düşüncelerin sesler aracılığıyla ifade
edilmesi şeklinde tanımlanır. Bu tanım bana, tanım yapmak zorunda
oluşumuzu hissettiriyor ve yetersiz geliyor ama en sade şekilde
başka türlü de tanımlayamıyorsunuz. Sadece tanımı üzerine sayfalarca
yazı yazabilmek mümkün ancak sonunda bir sonuca ulaşabilir miyim,
hiç sanmıyorum.
Buraya kadar kısaca açıklamakta zorlandığım kavramlardan bahsettim.
Şimdi asıl üzerinde durmak istediğim konu olan ‘’çocuklar ve müzik’’ten
bahsedeyim.
Sadece düşünelim. Dinlemek, sadece dinlemek. Bir çocuğun sadece
bir şarkı dinlediğini düşünelim. Müziği dinlemek bu çocuğa neler
kazandırabilir? Müziği dinlerken çocuklar ne yapar? Kısaca yazalım;
-Dikkatini verir.
-Uyarana yönelebilir
-Seslerin farkına varmaya, tanımaya ve ayırt etmeye başlar.
-Önceden dinlediği bir şarkıyı geri çağırarak uzun süreli belleği
kullanmaya başlar
-Şarkının sözlerini anlamlandırarak, neden sonuç ilişkisi kurmaya
başlar…..
Biraz daha düşünsek
yukarıda yazdıklarıma çok daha fazlasını ekleyebiliriz.
Bu arada sadece
dinlemekten bahsettim. Çocuğun kendisini aktif olarak bu sürece
dahil ettiğimizde yukarıda kısaca bahsettiklerimize ek olarak neler
yapabilir, neler kazanabilir?
-Vücudunu kullanmaya başladığında ‘bedeninin farkındalığı’
-Çeşitli müzik aletlerinin kullanılmaya başlamasıyla, büyük-küçük
kas becerilerinin gelişimi
-El-göz koordinasyonu
-Nesneleri tanıma, isimlendirme
-Çeşitli kavramlar(hızlı-yavaş vb.)
-Kendine güven, başarma duygusu
-Şarkılara eşlik ile dil becerileri, ifade edici dil alanı….
Yine biraz daha
düşünsek, yukarıda yazdıklarıma o kadar fazla madde ekleyebiliriz
ki. Diğer yazılarımda bunları daha ayrıntılı olarak inceleme fırsatı
bulabileceğiz.
Şu anda amacım sadece bir giriş yapmak ve ne yazık ki ihmal edilmiş
bir alan hakkında biraz düşünebilmemizi sağlamaktı. Çocukların ellerine
çubuk, kaşık vb. nesneler alarak yastıklara tencerelere vurması,
bağırarak(aslında yüksek sesle) bizim anlamlandıramadığımız sesler
çıkarması, ellerini ya da ayaklarını muntazam bir şekilde ritmik
olarak hareket ettirmesi neden bize ritm tuttuğunu yada bir şarkıyı
mırıldandığını anlatmaz? Çünkü biz henüz kendimizi gözlemlememiş
ve benzer davranışlara sahip olduğumuzun farkına varmamışızdır.
Bu arada bu yazıyı yazan kim ve neden yazıyor, neden sürekli kendimizi
gözlemlemediğimiz yönünde ifadeler kullanıyor?
Ben Uğur GÖKMEN.
Marmara Üniversitesi Özel Eğitim Bölümünde Lisans eğitimimi tamamladım
ve yine aynı bölümde Yüksek Lisansıma devam etmekteyim. Müzik, hayatımda
çok küçük yaşlardan itibaren kendine yer buldu. 1999 yılından itibaren
amatör ve profesyonel anlamda çalışmalarım oldu. Özel eğitim alanına
girmemle birlikte, hep bir eksik hissettim ve özel eğitim alanında
müzik çalışmalarının farklı ülkelerdeki uygulamalara göre çok yetersiz
olduğunu gördüm. Hedefim, yetersiz gördüğüm bu alanda araştırma
ve uygulamalar yaparak, özel eğitim ve müziğin akademik ve uygulama
alanında çok daha iyi bir seviyeye gelmesidir. Dilediğiniz her konuda
benimle iletişime geçebilirsiniz. Sorularınız ve paylaşımlarınız
benim için çok önemlidir.
Özel Eğitim Öğretmeni
Uğur Gökmen
ugurgokmen@hotmail.com
|